Mustafa Kemal Öztürk Nereli? Bir Kayseri Hikâyesi
Kayseri’de yaşayan biri olarak, bazen bu şehri hem bir yabancı gibi hem de kendi yuvam gibi hissediyorum. Hani, o kadar içine gömülmüşsündür ki, dışarıdan bakıldığında insan sanki sadece geçip gidecekmiş gibi gelir, ama zamanla, her köşe, her sokak sana ait olur. İşte, burada bir gün yürürken, aklıma Mustafa Kemal Öztürk geldi. Ama ne gelişine ne de gidişine hazırlıklıydım. Her şey, kaybolmuş bir zamanın içinde gerçekleşti. Duygularım ve Kayseri’nin kasvetli havası arasında bir köşe başında takılıp kaldım.
Bir Yüzleşme: Mustafa Kemal Öztürk ve Kayseri
Hava serindi. Sonbaharın soluk sarı tonları, Kayseri’nin taş duvarlarını sararmış bir şekilde örterken, ben eski sokaklardan birinde yürüyordum. Bugün başka bir şey vardı. Bir şey bana “bugün özel bir şey olacak” diyordu. Başımda bir düşünce dönüp duruyordu: Mustafa Kemal Öztürk nereli? Ne kadar basit bir soru gibi görünse de, içimde bir sıkıntı yaratmıştı. Çünkü aslında buna hiçbir zaman doğrudan bir cevap almadım.
Bütün çocukluğum boyunca Kayseri’nin sokaklarında koşturmuş, oranın havasını, taşlarını, insanlarını ezberlemiş biriydim. Ama Mustafa Kemal Öztürk’ün bu şehre ve hayatıma girişi, bana Kayseri’yi, hatta hayatı bile yeniden düşündürtmüştü.
Bir Kadın ve Bir Sorunun Arasında
O günü hatırlıyorum. Kayseri’nin meşhur dönercilerinin birinin önünde, bir kadının yanında durmuştu. Yavaşça yavaşça, her adımda daha fazla içimdeki heyecanı hissettim. Mustafa Kemal Öztürk’ün adını ilk defa duymuştum. Ama o an, her şeyin başka bir anlam kazandığını hissettim. Kadın, bana bir şeyler anlatırken, gözlerim öylesine ona kaymıştı ki, birden kendimi bir soru içinde buldum.
“O kadar tanıdık bir yer,” dedim kadın, “ama sen o kadar yabancı hissediyorsun.” O an, tüm Kayseri’nin bana ne kadar yakın, ama bir o kadar da uzak olduğunu düşündüm. Ne garip değil mi? Bir şehri tanıyor olmak, ama ona ait hissetmemek… Kayseri’de büyüdüm, fakat bazen kendi şehrimde kaybolmuş hissediyorum.
Ve işte o an, o kadın bana bir soru yöneltti: Mustafa Kemal Öztürk’ün memleketi neresi, Kayseri mi? O kadar basit bir soru, ama o kadar derin ki! Kendi şehrime bile ait hissetmediğimi düşünürken, birinin geçmişinin Kayseri’ye bağlanıp bağlanmadığını sorgulamak çok derinlemesine bir soru olmuştu.
Bir Hayal Kırıklığı ve Umut
Saatlerce düşündüm, ve birden içimde bir kırıklık hissettim. Kayseri’nin doğasında bir şey vardı, bu bana kaybolmuş gibi hissettiriyordu. Çünkü her sokak, her taş, her dükkân, hep bir yabancı gibi vardı. Ama neden? Çünkü Kayseri sadece bir şehir değil, bir yerdir. Bazen bu yerin içinde kaybolursun, bazen de onun seni bulmasına izin verirsin. Kayseri’nin topraklarında, şehrinin karanlık köşelerinde kaybolmuş hissediyorum.
O an, birden bir umut ışığı belirdi. İçimde, şehirle tekrar barışabileceğimi düşündüm. Her gün yaşadığım bu şehri biraz daha anlamak, biraz daha yakınlaşmak belki de bu soruyu çözmek için gereklidir. Mustafa Kemal Öztürk’ün nereli olduğunu öğrenmek, belki de bana Kayseri ile yeniden bir bağ kurma fırsatı sunuyordu. Öyle ya, insan bazen bir soru sorar ve bu soru, ne kadar küçük olursa olsun, aslında çok büyük bir anlam taşır.
Ve Sonunda Gerçekleşen Bağlantı
Birkaç gün sonra, bir gün Mustafa Kemal Öztürk’ün gerçekten Kayseri’li olduğunu öğrendim. Bunu duymak bana garip bir şekilde hem rahatlatıcı hem de hüzünlü geldi. İşte, o kaybolmuşluk, o yabancılık hissi birden kayboldu. Kayseri, bir şehir olmaktan çıktı ve bana ait bir hikâye haline geldi. Mustafa Kemal Öztürk’ün memleketi, artık Kayseri’ydi ve ben bu şehre karşı bir şeyler hissedebiliyordum. Bir insanın nereli olduğunu öğrenmek, bazen ona ait hissetmek için bir kapı aralamaktır. Kayseri, içindeki taşlar ve sokaklar ne kadar değişse de, beni bir şekilde kabul etti.
Kayseri’de Bir Kök
Sonra, akşamları sokaklarda yürürken, Kayseri’nin büyüsüne daha yakın hissediyorum. Mustafa Kemal Öztürk’ün Kayseri’siyle, benim Kayseri’m bir olmuş gibi. Şehre, ona olan yabancılığımda bir anlam buluyorum. Bir şehrin insanına olan aitlik hissi, bazen bir isyan kadar güçlü, bazen de bir sükûnet kadar huzurlu olabilir.
Mustafa Kemal Öztürk’ün Kayseri’den olduğunu öğrenmek, bana sadece bir şehri değil, bir kimliği, bir kimliğe duyulan bağlılık duygusunu keşfetmeme yardımcı oldu. Kayseri’den biri olmak, demek sadece doğduğum yeri bilmek değil, o şehri içselleştirip, ona ait bir şeyler bulmaktı. O gün, kaybolmuşluğumda bile umudu buldum. Belki de Kayseri’de yaşadığımız her an, bir anlam buluyordur. Tıpkı Mustafa Kemal Öztürk gibi. Hem buradan, hem de bir başka yerden.
Ve belki de gerçek soruya nihayet cevap buldum: Mustafa Kemal Öztürk nereli? Kayseri. Aynı bizim gibi, kaybolmuş, ama yeniden bulunan bir şehir.
Kayseri, senin içinde ne varsa, bir gün onu mutlaka bulursun.