Netekim mi, Nitekim mi? – Bir Karar Anı
Hayat bazen bir kelimenin ortasında, bir seçimle geçiyor. Bugün size, Kayseri’nin sıcak yaz akşamlarında geçen bir olayı anlatmak istiyorum. Belki birçoğunuz “Netekim mi, nitekim mi?” diye uzun uzun düşündü, hatta belki de bazılarınız bir kez bile sormadan doğru bildiğinizi düşündünüz. Ama gerçek şu ki, hayat bazen bir kelime kadar belirsiz olabiliyor. İşte o anda, “Netekim mi, nitekim mi?” sorusu, bir anlamda hayatımı ve kararımı değiştirecek kadar büyüdü.
Bir Yaz Akşamı ve O Sorunun Başlangıcı
O yaz akşamında, Kayseri’nin o yoğun sıcağında sokaklarda yürürken bir şeyler vardı içimde. Bir karar vermeliydim. Neredeyse her akşam olduğu gibi, yine bir kafede oturmuş, o an hissettiğim bir kararsızlıkla birlikte çayımdan bir yudum alıyordum. O sırada, karşımda oturan, çocukluk arkadaşımdan gelen mesajı okudum.
“Yarın seninle buluşalım mı?”
Kafam karışıktı. Yıllardır görüşmemiştim. O eski dost, eski arkadaş… Ama yıllar geçtikçe, araya giren mesafeler, iletişimsizlikler ve kırık dökük ilişkiler insanı bir şekilde uzaklaştırıyordu. Ama yine de, bir şeyler vardı içimde, o küçük kıvılcım… Her şeyin eskisi gibi olmayacağını bilsem de, buluşmak istiyordum. Çünkü içimde bir umut vardı, belki de kaybolmuş bir şeyi tekrar bulmanın yoluydu. Ama içimde bir ses, tam da o an “Yapma, bu seni hayal kırıklığına uğratacak,” diyordu.
İçimdeki o iki farklı düşünce arasındaki çatışma tam da burada devreye girmişti. Bir tarafta geçmişin özlemi ve o eski arkadaşlık vardı. Diğer tarafta ise geleceğin belirsizliği ve bir kez daha hayal kırıklığına uğramama korkusu… İşte o anda, bu kelimeler kafamda yankılandı: “Netekim mi, nitekim mi?”
Geçmişin Sesi
O eski dost, yıllar önce Kayseri’nin arka mahallelerinde birlikte büyüdüğümüz kişiydi. Çocukken neşeyle koştuğumuz, gizli saklı sohbetler yaptığımız, gece geç saatlere kadar konuştuklarımızı hatırlıyorum. Birlikte her hayali kurmuş, her dertten bahsetmiştik. Ama yıllar sonra, okul, iş, şehirler… hepsi mesafeler yaratmıştı aramızda.
Düşüncelerim karıştı. İçimdeki hayal kırıklığına yol açan o geçmiş ilişkileri gözlerimde canlandırırken, bir yanda da yeniden o eski dostluk duygusuna sahip olma isteği vardı. “Netekim, belki de bir şeyleri yeniden başlayabiliriz,” dedim kendi kendime. Ama sonra yine, “Nitekim, belki de her şey sadece eskide kalmalı,” dedim. Her iki düşünce birbirini kovalamaya başlamıştı.
Ve aniden, sabah saatlerinde gelen mesajı yanıtlamak için telefonumu tekrar elime aldım.
Karar Anı: “Yapmalı mıyım?”
Ve işte tam o an geldi, o an, kelimenin tam anlamıyla. Yani “Netekim mi, nitekim mi?” sorusu… “Netekim, belki de denemeliyim. Belki de bu insanla geçmişi bir kez daha keşfetmeliyim,” diye düşündüm. Ama sonra, “Nitekim, belki de tekrar hayal kırıklığına uğrayacağım,” dedim. O anki ruh halim, her şeyin bir kırılma noktasına geldiğini hissettirdi.
Hayat bir şekilde, her şeyin bir karar anı olduğunu gösteriyor. Kimileri “evet” der, kimileri “hayır.” Ama bazen, “belki” dediğinizde o ihtimallerin size ne kadar derin bir anlam katabileceğini fark etmiyorsunuz. Bir anlık bir kararın, hayatınıza nasıl yön vereceğini kestirememek, insanı korkutuyor.
Bu noktada, “Netekim” mi, “Nitekim” mi, diye sormak aslında o anın içindeki tereddütü hissetmekti. Bazen kararlarımız ne kadar netse, o kadar yanılabiliriz. Çünkü hayat bir karışıklık, belirsizlik ve beklenmediklik üzerine kurulu. O yüzden içimde bir yerde, belki de “Netekim” diyordum. Sonunda, küçük bir umut ışığına inanmak ve denemek istedim.
O An, Buluşma ve Yeniden Başlayan Dostluk
Ertesi gün, beklediğim saatte, eski dostum geldi. O kadar zaman sonra gördüğümde, hiç değişmediğini düşündüm. Ama sadece fiziksel olarak değişmemişti, o eski bağlarımız da yavaşça geri geliyordu. O kadar uzun süre iletişimde olmamıştık ki, birbirimizi yeniden tanımak, aslında yeniden keşfetmek gibiydi. Birbirimize geçmişin derinliklerinden pek çok şeyi anlattık. Konuşmalarımızda, bazen “Netekim” demek istesem de, “Nitekim”in de bir anlamı olduğunu kabul ettim. Bazen zaman, insanlar arasındaki mesafeleri ortadan kaldırabiliyor.
İçimdeki his, yavaşça eski bağların geri döndüğünü hissettirmeye başladı. İkimizin de hayatında eksik olan bir şey vardı ve belki de birbirimize yeniden destek olabilirdik. O an, her şeyin netleştiğini düşündüm. Geçmişin hayal kırıklıklarını, belki de bir kenara bırakabilirdim.
Sonuç: Belirsizliğin Gücü
Bazen hayat, kararsızlıklar ve belirsizliklerle doludur. Ve her kelime, her seçim, her soru bizi bir adım daha ileriye götürür. “Netekim mi, nitekim mi?” sorusu, bana hayatın hiçbir zaman tamamen kesinleşmeyeceğini hatırlattı. Her seçim, her karar bir ihtimale dayanır. İçimdeki duygular, her zaman net olmuyor ama belki de hayat, en çok bu belirsizliklerde gizlidir.
Bir kelime, bir cümle, bazen tüm bir hayatı şekillendirebilir. Ama belki de mesele, o kelimeleri hangi ruh haliyle söylediğimizde saklıdır. Benim için, “Netekim” ya da “Nitekim” fark etmezdi. Önemli olan, o anda içimde hissettiklerimdi. Şimdi düşünüyorum da, belki de en doğru karar, o anki duygularımı kabul edip bir adım atabilmekti.
Belki de hayat, bazen sadece “evet” demekle başlar.